Memu zin Aşkına! .

Kör bilmecelerin sokağında ağıtlar yakan
Ve ölümlü dünyanın ölümsüz acılarıyla boğulan
Sen miydin...
İbrahim Sadri’nin ‘Adam Gibi’sinde ağlayan
Bedirhan Gökçe’nin ‘Sokak Çocuğu’ ndaki insan
Hani Ankaları görüyor musun ırakta
Hani Kafdağları gibi esrarlı
Hayaller gibi imkansız imkanlar içinde
Bin bir sitemle
Sevgiyle...
Ve bin bir ölümcül isyanlarla giderler ya meçhule
İşte öylesine giden benim yar
Dünyanın döndüğünü bilende benim
Seni sevende,
Gökkuşağının renklerinde
Beyazı seçip sana verende
Kördüğümün çözümü için dolaşan bin bir el kadar
Her yeni asırda doğan, bir sonrakide,ölen benim
Ölüp dirilmekten bıkmadım
Yorulmadım sırtımdaki ağırlıktan
Meyhaneci Mısto’da cinnetler geçiren
Devirdiğim kadehler gibi saygınlığımı
deviren de benim.
Yokluğunun acısındayım şimdi
Üstelik üşüyorum üşüdüğümün farkına varmadan
Yağmurun Nisana,
Gündüzün geceye,
Gecenin karanlığa sevdası gibi bağlıyım sana
Senin özlemindeyim yar
Zeytin siyahı gözlerine,
Esmer ellerine
Şiirler türküler okumanın hasretindeyim
Ve ölüm orucundayım,
Üstelik oruçlu günlerimin sayısını unutmuş
Yıldızların karanlığında hapsolmuş bir haldeyim
Sen ise duyarsız diyarlardasın yine
Yani uzaklardasın
Yani giriş kapısı olmayan
Yani ölümsüz
Yani insansız insanlar alemindesin

Şimdi
Gelsen diyorum benim bile inanmadığım bir umutla
Şimdi gelsende
Tutsak olduğum yıldızların karanlığını yırtsam
Donlu zamanım donmuş buzlarımı çözsem diyorum
Sana el değmemiş bir gökyüzü sunsam
Bir gül kopartsam bahardan uzatsam sana koklasan
Bir ceylan getirsem dağlardan
Gözleriyle bana baksan
Hani gelsende
Memu Zin aşkina gelsende
Ölüm orucumu bozsam diyorum.
 

Mehmet Salih Seyhan


Yorumlar - Yorum Yaz