ANASAYFA

Değerli kardeşimiz; Arefe, Kurban Bayramı'ndan bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Başka güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayramı'nın bir önceki gününe de arefe denmektedir. Resulullahın (asm) bildirdiğine göre: "Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc, 246)
Hakk'ın en şa'şaalı nûru tecelli etti. Doğdu Kur'an güneşi, leyle-i fetret bitti. Ramazan ayının 27. gecesi "Kadir Gecesi"dir. İnsanlara dünya ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösteren, beşeriyyeti karanlıklardan çıkarıp aydınlığa kavuşturan dinimizin kutsal kitabı Kur'an-ı Kerim Ramazan ayında, Kadir gecesinde inmiştir. Bu gece, çok şerefli ve müstesna bir gece olduğundan müstakil bir sûre ile şerefi yükseltilmiş, Kur'an-ı Kerimin 97. sûresi buna tahsis edilmiştir.
Her yıl Ramazan ayının başlangıcında hoş geldin ey şehr-i Ramazanövgüleriyle karşılanan ve göz açıp kapayıncaya kadar çabuk geçen, rahmet ve bereket ayı; Ramazanın son günlerini yaşamaktayız. Son dönemeç hükmündeki son haftaya gelindiğinde; camilerde, meclislerde okunan naatlar, ilahiler, yerini hüzünlü sözlere bırakarak; elveda ey şehr-i Ramazanşekline dönüşür.
O mu bize misafir, biz mi ona, pekbilinmez ama hoşgeldin der baş köşeye otururuz. O bizi ağırlar, biz onumisafir ederiz. Biz onu tutarız, o bizi bırakmaz. Seven kim, sevilenkim? Sevgili Ramazan, hoşgeldin Sevgili’den , hoşbulduk Sevgili’ye. Ramazan geldi. Ne hoş geldi. Daha bir kalabalık olduk gelişiyle, dahaneşeli, daha sıcak, fırından yeni çıkmış pide gibi. İftarlık pide gibi.
Ebu Kilabe anlatıyor: Ebu Derda (r.a) bir gün büyük bir günah işlemiş bir adamın yanına uğradı. Oradakiler adama sövüp sayıyorlardı. Ebu Derda (r.a) bu gruba sordu: Bu adam bir kuyuya düşseydi kendisini çıkarmaya çalışmaz mıydınız? Çalışırdık. Öyleyse kardeşinize sövmeyiniz de sizleri onun durumuna düşmekten koruyan Allah’a hamd ediniz!
Allah"ın rahmeti, bereketi sizinle olsun, gönül güneşiniz hiç solmasın, yüzünüz aydın olsun, kabriniz nur dolsun, makamınız Firdevs, dualarınız kabul olsun. Kandiliniz kutlu olsun.. Hicri Recep AYının 27 gecesinin tanık olduğu bu 'Büyük Buluşma' bizlere insanın ilahi rızaya ve desteğe ulaştığı akıl ve idraki zorlayan nice üst derecelere ulaşabileşeceğini gösterdiği gibi, mana aleminde yükselip ilahi rahmet ve huzura erişmenin öncelikle gönül ve ruh temizliğinden, ahlaki erdemlere yükselişten her şeyin sahibi olan Yüce Allah'a bağlılık ve boyun eğmeden geçtiğini hatırlatmaktadır. Bu gecede farz kılınan ve bizzat Peygamberimizin tarafından mü'minlein miracı olarak nitelendiren namaz da, iç dünyamızdaki yükselişi ve arınmayı ifade eder.
Peygamberimiz’e (asm) Mirac mülakatı sonunda şu üç şey verildi: 1. Elli vakit namaz sevabına denk, beş vakit namaz verildi. 2. Bakara sûresinin son iki âyeti verildi. 3. Peygamberimiz’in (asm) ümmetinden olup da, Allah'a şerik koşmayanlardan mukhimat (büyük günahlar) bağışlandı.[31] Nitekim bir hadiste bu hediyeler şöyle ifade edilmiştir: “…Miraçta Hz. Peygamber (a.s.m)’e şu üç şey verildi: Beş vakit namaz verildi, Bakara Suresinin son kısmı (Amenerresul) verildi ve bu ümmetten Allah’a şirk koşmadan ölen kimsenin günahlarının bağışlanacağı hususu (söz verildi).” (bk. Müslim, İman, 279).
 6  ...